Olay TV ve Dahası…

Cavit Caglar
Der Gesellschafter von Olay TV, Cavit Caglar, behinderte die Übertragung der Fraktionsitzung der Oppositionspartei HDP im Privatfernsehen.Cavit © picture alliance / Aleksey Nikolskyi/Sputnik/dpa | Aleksey Nikolskyi

Olay Tv’nin yayın hayatı sadece 26 gün sürdü. Tek mesele Olay Tv değil  Olay elbette Türkiye’de basın özgürlüğü.

Radyo ve Televizyon yayınlarını denetleyen kurum RTÜK 1994 yılında kuruldu. Kurulun kurulmasındaki bir amaç da aslında o zamanlar  yükselmekte olan siyasal İslamcı politikanın kendi yayın mecralarını kurup yayılmasını önlemekti. İşte hepimize bir demokrasi 101 dersi; bir parti veya grup iktidardayken kurum ve kuruluşları şekillendirirken bir gün iktidarın el değişteceğini de hesap etmeli.

Şimdi Türkiye’de siyasal İslamcı kökenli bir iktidar var. İktidarın bir ortağı da Milliyetçi Hareket Partisi. Türkiye’de hakim siyasetin epey sağda olduğunu söylemek mümkün. RTÜK ise şu anda Televizyon ve Radyo yayıncılığını üzerinde iktidar için polislik görevini yapıyor.

Olay TV’nin yayına geçmesinde RTÜK’ün bu rolü kritik. Kanalın asıl yatırımcısı Hüseyin Köksal, tekstil üretimi yapan bir iş insanı. Köksal bir televizyon kanalı kurmak istedi ancak sıfırdan bir kanal kurarsa RTÜK’ün kendisine yayın lisansı vermeyeceğini biliyordu. Bir yıldır yayın lisansı bekleyen böyle bir kanal var. Sözcü TV, gerekli yatırımı yapmış, frekansı satın almış durumda ancak RTÜK bir yıldır yayın lisansı vermiyor. O nedenle Köksal halihazırda var olan bir kanal üzerinden gitmeyi tercih etti. Olay Tv, Bursa’da yayın yapan hükümete yakın olarak bilinen bir insanı Cavit Çağlar’ın kanalı. Proje şöyleydi; Çağlar, kanalın frekansını elinde tutacak Köksal, yatırım yapacak, kanalı güçlendirecek. Eğer devam etmek istemezse Çağlar hisselerini Köksal’a devredecekti. Ancak Olay TV yayına başladıktan kısa bir süre sonra Cavit Çağlar, yayın politikasından rahatsız olduğunu söylemeye başladı. Anlaşılan Çağlar, Olay TV’nin HDP’nin haftalık grup toplantısını yayınlamasından rahatsız olmuştu. Cavit Çağlar kendisini İletişim Başkanlığından da uyarıldığını Köksal’a söyledi ve özetle frekansımı verin ve gidin dedi. İşte size Türkiye’den kısa bir basın özgürlüğü öyküsü.

Olay Tv küçük bir örnek ve inanın kısa bir süre sonra da unutulacak. Çünkü Türkiye’de basın özgürlüğü adına çok fazla utanç verici şey oluyor.

Size son bir kaç gün içinde olan iki olayı örnek vereyim. KRT televizyonunda bir program yapan Milliyetçi Ülkü Ocakları kökenli Avukat Afşin Hatipoğlu bir akşamüstü evinin önünde eli sopalı bir grup tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırıdan bir gün sonra milliyetçi Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi Orhan Uğuroğlu saldırıya uğradı. Uğuroğlu’na saldıran 4 kişi gözaltına alındı; sorgulandıktan sonra ise serbest bırakıldı. Bu her iki gazeteci de milliyetçi çevrelerden gelip iktidarın ortağı MHP politikaları ile ters düşen MHP ‘yi eleştiren gazeteciler olarak biliniyor. Bu saldırılarla ilgili MHP Genel Başkan Yarıdımcı ı Semih Yalçın’ın yorumu ise; bizim hareketin delisi çok olur şeklinde oldu.

Bir başka gazeteci Melis Alphan ise 2015 yılının Nevruz’unda Diyarbakır’da çektirdiği bir fotoğrafı sosyal medya hesaplarında paylaştığı için hakkında dava açıldı. Terör propagandası yapmakla suçlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için yayınladığı mesajda;  “Türkiye olarak basın özgürlüğünden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz gibi, bu kavramın istismar edilmesine de, içeride ve dışarıda ülkemiz aleyhine kara propaganda için kullanılmasına da asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Erdoğan’ın açıklamasının satır aralarında çok önemli mesajlar gizli. Erdoğan kendi dünya görüşüne göre haber ve propaganda arasına kendi kriterlerine göre bir çizgi çekiyor. İktidarın beğenmediği haber ve yorumlar propaganda sayılıyor. Erdoğan’ın “müsaade etmeyeceğiz” derken nasıl yöntemlere başvurulacağını da yaşayarak öğreniyoruz.

 

Bu makale Almanca konuşan bir kitleyi Türkiye'deki siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmeler hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan aylık bir yayın olan “Türkei Bulletin” de ilk olarak Almanca olarak yayınlandı.

Bei Medienanfragen kontaktieren Sie bitte

Helena von Hardenberg, Presse und Digitale Kommunikation
Helena von Hardenberg
Press Officer and Deputy Press Spokesperson Foreign Offices
Phone: +49 30 288778-565